ilk cümlemi kaybettim. ayrıca özgür'ün blog'una koment atamıyorum. siz spy'sınız yazmış, aynen öyle oldu. platonik blogging.
istanbul'a gidince burda yaşasam der oldum. ama çok romantik tabi, 3 hafta dertsiz gezip tozmak. eminim orda yaşasam fikrim değişirdi. ama şimdiden özledim. herkesi de. hiç göremedim. herkes öyle güzel olmuş ki. öyle mutlu oldum ki! ilke için, anıl için, ezgi için, orçun için, ... onlar kendilerini benim gibi görseler benim gibi mutlu olsalar. babamla da çok güzeldi, herşey. mutlu olsun o da.
yanında olamadığım için üzüldüğüm. üzüldüklerim. parçalanabilmek ilk defa güzel olabilirdi.
duygulu yazıyorum tabi. belki daha hafif olabilirdi. çok sevince ya da anlayınca hafiflik demir atıyor. yine yüzüyor, ama bir zincirin ucunda. (nihal miyim ne?)
rafting yaptık saklıkent'te. tabi hiçbir riski olmayan, tek kişi binilen, suyun diz seviyesinde aheste aheste aktığı türden. ama manzaralar ve yeni birşey yapma hissi süper. bir de 4 metreden denize atladık, tekneden. o kendini bıraktığın an kadar güzel birşey yok dünyada. korkup da bıraktığın. çok analojik bir durum üstelik. mantıksız korkuları yenmek için ilham alınabilir pekala.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder